aşk nedir
Ekleyen: мєкαηѕız

Aşk, iyi geceler öpücügünü; uzun tutmaktır. Beklentidir.
Aşk, delicesine flört ederken yanındakinin hiçbir sey yapmama hakkını teslim etmektir. Saygıdır
Aşk, zaaflariniz oldugunu ortaya çıkarır. Kabullenmektir.
Aşk, simdi zamanı degil diye beklemeyi bilmektir. Sabırdır.
Aşk, saçlarda baslayıp topuklarda biten bir gezintidir. Kesiftir.
Aşk, Seviselim demeden sevismek, yanındakinin ne istedigini bilmektir.Anlasmaktır.
Aşk, baglandığını sandığında, karşındakine hayır deme şansını tanımaktır. Ínceliktir
Aşk, korumaktır. Sorumluluktur.
Aşk, ciddi bir tokalaşmayla kıkırdamaya dönüstürmektir. Mizahtir.
Aşk, durma yoksa seni öldürürüm lafini duymaktır. Şehvettir.
Aşk, evinizdeki her şeyin yerinin degiştirilmesini kabullenmektir. Teslimiyettir.
Aşk, sevgilinizin ne oldugunu bütün çıplaklığıyla görmektir. Gerçektir.
Aşk, saatin kaç oldugunu bilip aldırmamaktır. Neşedir.
Aşk, sizi kucaklayan kolların, gittikçe daha çok sarılmasıdır.Mutluluktur.
Aşk, gecenin bir vaktinde sen uyu, benim gitmem gerek dediginizde,uyanık kalıp seni biraz daha görmeyi tercih ederim cevabını almaktır. Sıcaklıktır.
Ask, tanıdığınızı zannettiğiniz insanin yeni yanlarını keşfetmektir. Tazeliktir.
Aşk, uyandığınızda rüyanızı yanınızda bulmanızdır. Düslerin gerçek olmasıdır.
Ask, kocaman yatağın üçte birine sıkısmaktır. Yakınlıktır.
Ask, evin anahtarından bir kopya daha yaptırmaktır. Güvendir.
Ask, hosçakal dedikten sonra tekrar karsılasacagını bilmektir.Kaderdir.
Ask, gerindiginde sızlayan vücut lafının anlamını bilmektir. Derstir.
Ask, ecza dolabını açtıgında, dismacunu kapagını kapatılmamıs bulmaktır. Uyumdur.
Ask, pencereden dısarıya baktıgında kiminle oldugunu hatırlamaktır. Düsüncedir.
Ask, rüzgarin agaçların arasında dolasırken çıkardıgı sesi dinleyip sevgilisinin yanında olmadıgına hayıflanmaktır.Yalnızlıktır.
Ask, asla anlatılmayacak hikayelerdir. Özeldir.
Ask, Benim sevdigimdir !!!
NEDEN ALDATIRIZ
Ekleyen: мєкαηѕız
Bir arastirmaya göre, erkek için sadakatsizligin temel nedeni “cinsel çekicilik” çikmistir. Oysa kadinlar bu maddeyi listenin sonuna koymuslardir.
Irma Kurtz, “Bunalimlar” adli kitabinda sadakatin imkansiz bir hayal olup olmadigini sorar. Oysa, evliliklerin büyük çogunlugunda, esler birbirlerinden tam bir sadakat beklerler. Eger biri sadakatsizlik ederse, digeri kendini ihanete ugramis hisseder ve çok aci çeker. Bu durumda “basa gelen çekilir” deyip pasif bir tutumu mu izlemek dogrudur, yoksa sadakatsizligi, evliligimizi çok daha olumlu ve mutluluk getirici bir iliskiye dönüstürebilecek bir etmen olarak degerlendirmek mi? Sadakatsizligin farkina nasil vardigimiz ve o anda kendimizi nasil hissettigimiz, bu soruya isik tutacaktir?
Itiraf rahatlatir mi? Sadakatsizligin açikça itiraf edilmesi en dürüst yol gibi gözükür. Ancak, bu kisilerin çogu bazen bilincinde bile olmadan, eslerinin durumu anlamasini saglayacak ipuçlari birakirlar. Suçluluk duygusundan kurtulma istegi disinda, itirafin en yaygin nedenleri, olaylari artik bir çözüme ulastirma kararliligi, çekilen bu sikintiyi esin de paylasmasi beklentisi ve her seyin iyi gittigi seklindeki aldatmacaya son vermek düsüncesidir. Sadakatsizlik, cinselligin çekiciligine kapilmak degildir. Basina çok yansiyan, söhretler arasinda bozulan evlilik olaylarini da keyfi yasanan iliskiler olarak görmemek gerekir. Bu kisilerden biri basari basamaklarini hizla tirmanirken, esi onun gerisinde kalmaktadir. Artik tanistiklari dönemdeki tanistiklari kisiler olmaktan çikmislar, birbirlerini ilgilendiren ortak yönleri azalmistir. Yasanan bir sadakatsizlik, aslinda çogu zaman ese yöneltilmis bir yardim çagrisidir. Amaç, bir baskasi ugruna evliligi sona erdirmek degil, bazi seyleri degistirmektir. Playboy dergisinin bir arastirmasinda erkek ve kadinlara, yasadiklari sadakatsizlikten ne bekledikleri sorulmustur. Cinsel çesitlilik erkekler için basta gelen nedeni olustururken, kadinlar bunu listenini en sonuna koymuslar, buna karsilik daha iyi bir cinsellik istegini öne çikarmislardir. Angela, üç yillik evliyken, baska biriyle cinsel iliskiye girmisti. Aradan alti ay geçtigi halde, bu iliski sürüyordu. Garip bir rastlanti, sözkonusu kisi, eski sevgilisiydi. Evlenmeden birkaç yil önce iliskisini kesmis oldugu bu arkadasiyla yeniden görüsmeye baslamisti. Angela’nin sözleri, bu durumdan hosnut oldugunu gösteriyor: “Bu benim gözümde evliligim için bir çesit can simidiydi; bosanmaya yol açabilecek zorlu sorunlar çiktiginda, evliligimi kurtariyordu. Kocamin hiç haberi yok bundan, ben de olmamasi için ne lazimsa yapiyorum. Ondan ayrilmayi düsünmüyorum. Sadece arada sirada uzaklasmak istiyorum.” Evlilik bagindan arada sirada uzaklasma ihtiyaci, hastalik, isyerinde karsilasilan zorluklar, parasal sikinti gibi kritik dönemlerde sadakatsizlik olaylarinin artmasini da açiklayan bir olgudur. Yine de, böyle bir dönemde bu durumun farkina varmak, ugranan ihanetlerin sonuncusu olarak algilanabilir. Ne de olsa, baglilik iliskisinin altinda yatan düsünce, eslerin birbirlerine kötü zamanlarda da destek olmalaridir. Sadakatsizlik farkedildiginde gösterilen tepkiler, çogunlukla birbirine benzer. Ilk anda duyulan siddetli öfke, giderek yogunlasir, neredeyse öldürme istegine dönüsür. Isi suç islemeye vardiranlar çok azdir, ama birçoklari, buna çok yakin seyler hissettiklerini itiraf ederler. Daha sonra suçluluk ve hayal kirikligi hissedilir. Aldatilan kisi bütün kabahati kendinde bulmaya, esine ne kadar kötü davranmis oldugunu düsünmeye baslar. Giderek kendini basarisiz bir kisi sayar ve hem olanlari farkedilmedigi hem de evliliginde neyin bozuk gittigini kavrayamamis oldugu için kendine kizar. Kabullenmeme duygusunun gelismesiyle, kendini kurban yerine koymaya baslayabilir. Gururunun kirilmasi, özgüveninin ve inancinin sarsilmasi, çaresizlik ve umutsuzluga kapilmasina yol açabilir ki, bu duygular çok tehlikeldir. Böyle bir durumda kisi, basindan geçenleri kavrayip kontrol etmeye çalismak yerine her seyden vazgeçip teslim olma egilimi duyar ve giderek tam bir çöküse, hatta ciddi bir deprasyona sürüklenebilir.
Açikça konusmak tartismanin esit bir sekilde baslatilabilmesi için, sadakatsizlik eden seyin durumu ayrintili olarak digerine açiklamasi, sözkonusu kisinin kendileri için ne denli önem kazanmis oldugunun belirtilmesi ve evlilik iliskisini yeniden düzenleme kararliliginin ortaya konmasi gerekir. Elimizdeki kartlari masaya açmanin zamanidir artik. Esler arasinda iletisim yetersizligi, yanlis anlamalara ve birbirinden soyutlanmaya neden olur. Hele bu cinsellikle ilgili olarak ortaya çiktiginda, iliskinin sonunu getirebilir. Her seyin iyi olacagina dair körü körüne bir inanç da, bazen apaçik sorunlari görmeyi engeller. Eger eslerin her ikisi de iliskilerini yeniden kurmak niyetindeyse, bunun ilk önemli adim, evlilik sorunlarini açikça ortaya koymaktir. Bu bir kez yapildiktan sonra, evliligi yasatmaninin yolu mutlaka bulunur. Çogu durumda “Öteki kisi” bir meslektas, bir komsu ya da bir arkadastir; dolayisiyla tasinmak ya da is degistirmek çok yararli olabilir. Kimse aldatmaktan hoslanmaz. Ama itirafi dinlemek ve durum hakkinda olabildigince bilgi edinmek, uzun vadede sevgi baglarini aski kurtarabilir. Nihai soru sudur; Hangisi daha önemli, yeni iliski mi, evlilik mi? Çogu kisi evliligini seçecek ve onun için savasacaktir
AŞKIN TÜRLERİ !!
Ekleyen: мєкαηѕız
Ilk A$k
Ne yaparsaniz yapin, ilk askinizi unutmaniz mümkün degildir. Yillar sonra dönüp, “ben ona nasil asik olmustum acaba” diye pismanlikla karisik garip bir duygu da yasayabilirsiniz, olsun. O, size ilk aski tattirmis, en önemli yasam tecrübelerinizden birini yasatmistir. Aranizda geçenler aci bile olsa, dönüp minnetle anacaginiz biri hep var olacak. Daha ne olsun?
Yildirim A$k
Var mi yok mu tartismasinin içinde degiliz. Diyelim ki var. Demek ki bazilarinin duygulari yagmur olup yagabiliyormus. Yildirim askla baslayip yillar süren beraberlikler de var üstelik. Barda oturan kadini/erkegi görüp “bu aksam nasil yataga atarim?” diye düsünenlerden bahsetmiyoruz elbette. Sözünü ettigimiz gerçek yildirim ask. Tek dikkat edilmesi gereken, sürekli yildirim aska tutulanlarin genellikle kendi yarattiklari illüzyonun pesinden kosmalari, gerçekle karsilastiklarinda da yeni bir illüzyon yaratmalaridir.
Olanaksiz A$k
Bazen yolda yürürken rastlariz, bazen en yakinimizda bulunabilirler. “Bu ikisi bir araya nasil gelmis?” diye düsünürüz. Kendi basimiza geldigi de olmustur, pedini saga sola birakan bir kadin ya da televizyondaki futbol maçini seyrederken daha önce hiç duymadiginiz küfürler eden bir adam. Aman Allahim?” dersiniz. Ama olmustur bir kere. Her askin olanaksiz bir tarafi vardir gerçi, çogunlukla bunlari görmemeyi yegleriz. Ama bu olanaksiz taraflar bazen o kadar agir basar ki, askin hem kaynagi, hem iddiasi, hem motorize gücü, hem de terminatörü olurlar.
Yasak A$k
Men edilmis, engellenmis ve çogu zaman da yasadisidir. Ama asigin gözü görmez ki… Belki de aski ask yapan bu “illegal” tarafidir. Kimbilir?
Platonik A$k
Onu görmek bile sizi heyecanlandirirken, o sizin yaninizdan, geçip gider. Siz heyecandan sapir sapir titrerken, o isiyle mesgul olur. O sizin için hayatinizdaki en önemli kisiyken, siz onun için siradan birisinizdir. Hem asik hem de salak hissedersiniz kendinizi… Davranislarindan, konusmalarindan isaretler alip, umutlanir, bozulur, küsersiniz. Insanin bir kereligine bu duruma düsmesi, tecrübesizlikle yorumlanip, bagislanabilir. Ancak, bir kereden fazla basiniza geldiyse, oturup kendi hakkinizda düsünmenizde yarar var.
Biten Asklar
Birbirini çilginca seven iki insani sifir noktasina getiren, çözümsüzlüge ve dolayisiyla ayriliga sürükleyen bir sürü neden var. Belki de bu nedenleri yeterince iyi tanimiyor ve onlarla nasil basa çikacagimizi bilmiyoruz.
Ne ile ve nasil mücadele etmemiz gerektigini ögrenirsek belki her sey çok farkli hale gelecek. O halde olmayan umudumuzu yoktan var edelim ve iliskilerimizi katletmek için pusuya yatmis bekleyen 5 düsmani mercek altina alalim.
; Bosvermislik iliskiyi siradanliga sürüklüyor
Zaman her acinin ilaci ama ayni zamanda da her askin birinci dereceden katil zanlisi… Yeni bir iliskiye basladiginiz anda sunu bilin ki saatli bomba da geri sayima basladi. Cicim aylarinin bitmesinden sonra gelen bosvermislik, o tuhaf “Nasil olsa benimle!” duygusu, iliskiye ve birbirine alismanin getirdigi umursamazlik ve özensizlik her iliskiyi siradanliga sürüklüyor ve bu siradanlik, taraflardan biri “Beraberligimizin bir anlami kalmadi,” diyene kadar sürüyor. iliskiyi bir bebek gibi düsünün. Bebeginize birkaç yil bakip sonra “Nasil olsa kendi kendine büyüyor,” deyip bir kenara mi atacaksiniz? Askiniza sahip çikin ve her asamasinda ona emek vermeye hazir olun. Birbirinizle ilgilenin, birbirinizi özleyin, konusun, fikirlerinizi paylasin ve sorunlari, büyüyüp çözümsüz hale gelmeden oturup tartisin. Kisacasi, ikiniz de gayret gösterin, yorulun, terleyin.
; Cinselligi rutine dönüstürmeyin
Tabii söner, körüklenmeyen her ates gibi… Seksin seyreklesmesi uzun iliskiler için oldukça normal ama bu seyrekligin rutine dönüsmesi degil. Hele cinsel iliskiden zevk almamanin, yalnizlik ve katlanma duygusunun cinsel tatmin ve birlikte bir bütün olma hissinin yerini almasi arzu atesini söndüren ve mutlu aski mutsuz sona sürükleyen en önemli etkenlerden biri. Sorunun temeli belki de su; erkekler sekse ulasmak için asik oluyor, kadinlarsa aska ulasmak için seks yapiyorlar. Ancak sonuçta iki taraf da mahremiyet ve yakinliga ihtiyaç duyuyor. Cinsel istegi körüklemek için bu ihtiyaçtan yola çikilabilir: Birbirinize yakinlik gösterin ama “is” icabi sadece yatakta degil yatak disinda da… Hissettiklerinizi, sikintilarinizi, özlemlerinizi paylasin. Yatakta tek basiniza fantezi kurmak yerine birlikte fanteziler gelistirin. Böylece cinsel yasaminiz sicakligim “9,5 hafta”dan daha uzun süre koruyabilir. Ama sakin seksi “Kim daha iyi sevisiyor?” gibi bir güç mücadelesi ve baski araci haline getirmeyin çünkü henüz seks olimpiyatlari düzenlenmiyor!
; Birakin sorumluluk alsin
Kizginsiniz, hem de çok… Sevdiginiz erkek birlikte oturmaya basladiginizdan beri nedense alisveris, yemek pisirme, çamasir yikama, evi toplama gibi isleri sizin yapacaginizi varsayiyor, üstelik sizin mesleginiz de onunki kadar zorken… Peki, ne oldu? Ne olacak, toplumsal rollere teslim oldunuz. Anne babalarimiz ve toplum araciligiyla bilinçsizce aldigimiz “dogru kadin” ve “dogru erkek” rolleri, bir anlamda beynimize isler ve duygusal iliskilerimizde ortaya çikar. Siz içgüdüsel bir biçimde üzerinize düsen her isi yaparsiniz ama onlar aslinda ikinizin de üzerine düsen islerdir. Ona evle ilgili çesitli görevler verin ve bu görevleri gerçekten üstlenmesini saglayin. Markete ugramayi unutup eve mi geldi? Sakin siz kalkip markete gitmeyin, birakin o gitsin. Mutfagi temizlemekte basarisiz mi? Birakin temizlesin. Gerekirse siz sonra gidip bir daha yaparsiniz. Önemli olan onun da birtakim sorumluluklari oldugunu hissetmesi. Yoksa yaptiginiz her iyilik, bir süre sonra kaçinilmaz bir biçimde göreviniz haline gelir ve bu da sizi iliskinizden sogutmaya baslar.
; Eski sevgilinin gölgesini yok edin
Bazen geçmisteki bir iliskinin gölgesi bugünün mutlu askinin üzerine düsebilir. “Yeni sevgilim dogru insan mi? Yoksa benim için hala mücadele eden eskisine mi dönmeliyim?” gibi kuskular güzel giden bir iliskiyi bir süre sonra zehirlemeye baslar. Büyük bir ihtimalle yeni büyük askin diger kahramani bu kararsizliktan, bu gidip gelmeden sikilir, hevesi kaçar ve iliskiyi bitirir. Eger eski sevgilisiyle ilgili tereddütleri olan sizseniz tavsiyemiz; onu unutun! Çünkü ayni suda iki kere yikanilmaz. Kendinize ve yeni askiniza gerçek bir sans taniyin. Eskisiyle kiyaslamak gibi bir hataya düsmeyin, onun yerine yeni sevgilinizin olumlu özelliklerini kesfedin, bu daha heyecan verici… Bu arada eski erkek arkadasiniz askinti olmaya devam ediyorsa onunla görüsmeyi tamamen kesin. Demek ki, henüz arkadas kalmaya hazir degil, üstelik bu durum yeni erkek arkadasinizi da fazlasiyla rahatsiz edebilir.
; Ya oldugu gibi kabul edin ya da çekip gidin
Farkli ilgi alanlari, gelecege dair bambaska beklentiler, hayaller ve birbirine ters bakis açilan çogunlukla ayriliga sebep oluyor. Yani “Zitlar birbirini çeker,” sözü tam bir palavra! Tabii ki, karakterleriniz ayni olmak zorunda degil. Mesela siz daha neseli ve disa dönüksünüzdür, o ise daha sakin ve çekingen, bu durum bir problem yaratmaz. Fakat hayata ve dünyaya bakisiniz, beklentileriniz, zevkleriniz ve planlariniz uyusmuyorsa isiniz bayagi zor.
Beraberliginizi sürdürmeyi gerçekten istiyorsaniz ve bu sekilde de askta mutlu sona ulasabileceginize inaniyorsaniz, o zaman önce sevgilinizi degistirme fikrini unutun. Onu su anki haliyle, hiçbir sekilde baska bir insan yapmaya çalismadan ve size ters gelen davranislarindan sikayet etmeden kabul etmelisiniz, tabii o da sizi… Eger ikiniz de bunu basarirsaniz belki iliskinizi uyum içinde sürdürebilirsiniz